Sayın Nimet Çubukçu hanımefendi;
Ben 46 yaşında,SSK emeklisi bir hanım vatandaşınızım.25 yıllık evliyim.Sigortacılık yüksek lisans mezunu bir oğlum var.05/06/2000 tarihinde Fulya mahallesindeki kendi evimde katledilinceye kadar bir de kız evladım vardı.
Bizler mütevazi yaşamı olan,devlete ve insan haklarına saygılı,aydın bir türk ailesiyiz.Devlete karşı görevlerimizi herzaman yerine getirip,çocuklarımızada saygı,sevgi aşılayarak bugünlere geldik.
Kızım Çağla Tuğaltay katledildiğinde 15 yaşında lise 2.sınıf öğrencisiydi ve en büyük arzusu ileride çocuk yuvası açmaktı.Çevresine karşı davranışları,giyimi,duruşu ile tipik bir Türk aile kızıydı.Haftasonları ben olmadan dışarı çıkmaz,okula gidiş dönüş saatlerine azami dikkat gösterir,evde kapı çalındığında gözetleme deliğine bakmadan kapıyı bile açmazdı.Ürkekti,nazikti.
İşte nazlı çiçeğimi ben;05/06/2000 tarihinde evde boğazı kesilmiş bir halde buldum(okul dönüşü onu hep evde karşılardım ancak o gün o saatlerde doktor randevum vardı)
Hayatımda suçla ilgili herhangi bir konuyla muhattap olmadığım için olay gününden itibaren çözümü bu tür konuların uzmanı bir devlet kuruluşu olarak gördüğüm Emniyet Müdürlüğüne bıraktım.Bugüne kadar kendilerini sık sık ziyaret veya telefonla aramak suretile rahatsız etmekten son derece kaçındım;yoğunluklarını ve bizlere bir şekilde bilgi vereceklerini düşünerek bu konuda herşeyi ama herşeyi yapacaklarına emin olarak sabrettim.
Artık özlem,öfke ve toplum tarafından yalnız bırakılmış,kaderine terkedilmişlik duygusu beni çok çaresiz kılıyor.Tüm bu duygularımı bastırabilmem ve sosyal yaşama uyum sağlayabilmem için yapılan tedaviler de artık sonuç vermiyor.Uyuyamıyorum,gülemiyorum,ağlayamıyorum kısacası yaşamıyorum.
Sayın hanımefendi;
Sizde bir annesiniz.İçimde yanan özlem ateşini,öfkemi ancak sizin gibi duyarlı bir hanımın anlayabileceğinden eminim.
Kızımın cinayeti ile ilgili bilgisi olan birçok kişinin olduğunu ve bu kişilerin yardımcı olmadıklarını;ayrıca bu konuyu aydınlatmakla görevli kurumların,gerekli ve yeterli çabayı göstermediklerine inanıyorum.
Lütfen bana yardım edin;çünkü ateş sadece düştüğü yeri yakmıyor.Bu bir toplum yarasıdır;aramızda böyle hasta ruhlu insanların dolaştığını bile bile “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın”Zihniyetiyle kendini kandıran insanlar ancak kendi canları yandığında mı bu toplumsal sorumluluğu hissedecekler ve beni anlıyabileceklerdir.
Olayın ilk günlerinde kızımı kendi evlatları gibi gördüklerini söyleyip bu caniyi mutlaka bulacaklarına dair bana söz veren Emniyet Mensupları şimdi neredeler,neden bana hiçbir şekilde bilgi vermiyorlar?
İlahi adalete sığınarak dilerim ki;bu rica yazım size direkt olarak ulaşır.Bu olayın iç işleri Bakanlığı,Emniyet Genel Müdürlüğü seviyesinde tekara incelenmesi ve dikkate alınması için yardımlarınızı arz eder,saygılar sunarım
Gülnur TUĞALTAY = 0542 4161709
Nedim TUĞALTAY = 0533 2144498
İlker TUĞALTAY = 0532 6222574
Mail = ilker.tugaltay@mynet.com |